page counter >

Burcunuzu seçin, falınızı okuyun

Muneccim.com 'un katkılarıyla

DAĞHAN KÜLEGEÇ HAYRANLARI SİTEME HOŞGELDİNİZ - Blogcu



28/7/2008 · Kategori: Bilgiler

Bir hayvanın kafasından vurulup öldürülüp kürükünün yapılım hayvana eziyet etmenin neresi spor!






Norveç ve Kanada yeni bir turizm'e başlandı.Bbek fok balıklarını öldirmek.Ve buna 'spor' diyorlar.


Buna spor mu diyorsuz?


Bu bir sporcumu?



Neden?



Sen bizim tek umudumuzsun! 



Bu barbarlık insanlar tarafından yapılmamalı ve engellenmeli!



Bize sırtınızı dönmeyin çünkü korunmazısız!..



IBu resimlerin çok üzücü olduğunu biliyorum ve asıl acıyı bizyaşıyoruz...Ve bu çok acıklı ve ŞU ANDA bile Dünya'da olan bir şey...!!!



Neden onları öldürüyoruz? Yaşamaya ve ölmeye kim karar verir/verebilir ki?


Bu nasıl bir spor? Biz kimseyi incitmedik...Sadece masumca yüzüyorduk...


Lütfen bana ve arkadaşlarıma yardım edim...!!!!!



Bu resimleri izleyip HİÇBİRŞEY yapmamak bencilliktir...



Litfen bize yardım edin...!!



Liütfen bize yardım edin!!!....!!!



HAYVANLARI VE FOK BALIKLARINI ÖLDÜRMEYELİM..!!!!!!!!!!!!!



Bunu başkalarına e-mail atarak buna bir dur diyebilir ve başkalarını uyarıp bu gaddarlık ve katilliği önleyebiliriz..!!!!!!!


(LÜTFEN YARDIM EDİN!)

Lütfen bunu herkese e-mail atarak yollayın!


Size inanıyoruz!!!!!

8/4/2008 · Kategori: Kavak Yelleri

ARKADAŞLAR BURASI DA REKLAM KÖŞEMİZ! HERKES BURAYA YORUMLA SİTESİNİ BİLDİREBİLİR

26/3/2008 · Kategori: Roportajlar

 

Kavak Yelleri'nin güzeli Pelin Karahan..

*Kavak Yelleri bir Ege kasabasında, başlarında kavak yelleri esen damarlarında deli kan dolaşan büyümek için sabırsızlanan dört gencin hikayesini işliyor.
Bu ekipten biri de Aslı.. Bize Aslı'yı anlatırmısın?


Pelin: Aslı 17 yaşında.Kasabada büyümüş üniversite sınavına hazırlanan bir genç kız . Ailesinin maddi sorunları var.Sınavı kazanmak zorunda ki hayatını garantiye alsın.Lise sonda okuyor Aslı, ama çalışmak zorunda da kalacak. Çünkü annesine ve ailesine destek olmaya çalışıyor. Babasına çok düşkün ve babası onun gözünde bir kahraman. Aslı nın Efe ve Deniz isminde çocukluk arkadaşları var. Çok iyi arkadaşlar ama Aslı bir yandan da genç bir kız tabii.Yavaş yavaş Deniz'e bir aşk beslemeye başlıyor. Ama bunu bazı durumlarda bastırmak zorunda kalıyor. İlk kez aşkı tatmış oluyor ve yeni bir kız geliyor, ona karşı kıskançlıkları doğuruyor. Aslı çok inatçı ve sert görünümlü bir kız. Kız gibi değil aslında biraz erkek gibi.

*Aslı maddi zorluklara rağmen okuyor.Hiç böyle bir süreç yaşadın mı ?

Pelin: Orta dereceli bir ailenin çocuğuyum. Zaman zaman sıkıntılarımız oldu ama atlatıyorsunuz. Ailenin birbirine kenetlenmesiyle ilgili.

*Aslı ile Pelin'in örtüşen ve örtüşmeyen yanlarını senden öğrenebilir miyiz?

Pelin: Ben tamamen içimden geldiği gibi canlandırıyorum Aslı'yı. Eğer ortak bir özelliğimiz varsa kameraya yansıyor.Bende çok inatçı ve kıskancımdır.Bazı şeyler örtüşmüyor mesela. O zamanlar da 'Ben olsam ne yapardım?' diyorum ve Aslı'nın hal ve tavırları çıkıyor ortaya. Aslı Deniz'e olan aşkını söyleyemiyor.Ben olsam söylerdim.Benim daha yumuşak yanlarım var, Aslı çok sert bir kız ama onu oynamak çok keyifli.

*Aslı'nın aile sorunları var.. Pelin de onun gibi aile sorunları yaşadı mı?

Pelin:Çok girmeyeyim o konuya ama tek sıkıntım annem ve babamın ayrı olması. O da günümüzde sorun olmaktan cıkıyor. Annem beni çok güzel yetiştirdi.O konuda psikolojisi bozuk bir çocuk olarak büyümedim. Annemin ikinci evliliğinden de bir kardeşim var.

*Senin de hayatının herhangi bir dönemimde başında kavak yelleri esti mi ?

Pelin: Tam o yaşlardayken geçti.Ben şimdi 23 yaşındayım.Aslı 17 yaşında, altı yıl öncesine bakıyorum, ne kavak yelleri esmiş...Ama çocukluktan çıkıp iş hayatına girince para kazanmaya başlayınca duruluyorsunuz ve daha mantıklı düşünmeye başlıyorsunuz.

*Kavak Yelleri sende eserken neler yaşadın?

Pelin:Çok başına buyruk bir genç değildim. O zamanlar mantıklı gördüğüm şeyler şimdi bana çok çocukça geliyor.Evden ayrılıp üniversiteye gittim.
Şimdi olsa yapmazdım.17 yaşında aileden ayrılmak bir genç kız için hiç de kolay değil. Ama iyi ki de yapmışım, hiç pişman değilim.

*Dört reklam filmini saymazsak bu ilk ciddi oyunculuk denemen.Olay nasıl gelişti nasıl fark edilip keşfedildin?

Pelin:Ankara'dan İstanbul'a geldim okuldan sonra. Üniversitede okurken yazları staj yaptım otellerde ama o işin bana göre olmadığına karar verdim.Bodrum'da, Ankara'da çalıştım.

*İstanbul'a gelince ne oldu?

Pelin:İnteraktif reklam hizmeti veren bir şirkette müşteri ve halkla ilişkilere baktım. O sırada, 'Ajansa yazdıralım seni' dediler.

*Kim dedi?

Pelin:Ben istiyordum zaten. İstanbul'da geçinmek kolay değil. Ek gelir olurdu.Yüzümün uygun olduğunu söylediler.Bir şekilde ajansa kaydoldum ve yolun başındayken önüm çok açıktı.İki ayda dört reklam filmi çektik.Ajans yoluyla bana kast haberi geldi.Görüşmelere gittim, iki üç kez görüştük. Anlaştık.

*Kaç kişinin arasından seçildin?

Pelin: Çok kalabalıktı.

*Bugüne kadar herhangi bir oyunculuk eğitimi aldınmı?

Pelin:Benim hiçbir oyunculuk eğitimim yok. Diksiyon dersi bile almışlığım yok. Ama bu reklam çekimleri başlayınca ' bu işten keyif aldığıma ve bu işten para kazandığıma göre, bunun eğitimini almam gerek' diye düşündüm.
Aslında sadece doğallıktan başlayan birşey bu.Eğitim almadığım için doğal olduğumu söylediler. Birtakım akademiler var bir yıllık, altı aylık. Bunlar iyi tiyatrocuların kurduğu akademiler. Onları araştırdığım zaman bu dizi çıktı karşıma. Çok iyi oyuncular, çok iyi bir kanal, çok iyi bir ekip...

*Yönetmenle ne konustun sete gittiğinde?

Pelin:'Her zaman doğal oyna' dedi. Bende içimden geldiği gibi oynadım.Bizim ekibimiz çok güler yüzlü,rahat ediyorsunuz.
İçimden gelenm her duyguyu rahat rahat oynadım.Ben işin eğlencesindeydim belki, ama bu iş benim içimdeki yeteneği fark etmemi sağladı.
Çünkü çok iyi bir proje, çok iyi bir kanal.Beni de seçtiklerine göre , bir şey var demek ki.

*Yıllardan beri magazin dünyasını çok yakından takip ediyormuşsun...

Pelin:Magazini takip ettim ama hiçbir zaman o kadar yakıdna değildi.Demet Akalın'ın kiminle evlendiğini ya da Bülen Ersoy'un hangi yarışmada jüri olduğunu bilirim, çünkü heryerde var. Haberde şov programında.


*'Oyuncu olsam, şunun gibi yükselsem' diye düşlerin oldu mu?

Pelin:Hayır hiçbir zaman olmadı.'Ben çok utanırım' die düşünüyordum ama tersi oldu.

*Aslı rolüne nasıl hazırlandın?

Pelin:Bir hazırlığım olmadı.Odada kendi kendime, ' Şöyle yapmalıyım böyle yapmalıyım' demedim.Oraya gittiğinizde o anda,o karakter çıkıyor içinizden.
Yönetmen anlatıyor, okuyorsun ve oynuyorsun.Doğal bir şekilde yansıtıyorum.Yönetmen beni rahat bırakıyor.Bütün oyunculara karşı böyle bende onların bir parçasıyım.

*Oyunculuk eğitimi almamış olman büyük bir kayıp değil.Çünkü bu tarz oyuncu sayısı hiç de az değil.Ayrıca nota bilmeyen solistler bile var bu ülkede.Bu konuda Pelin, kendine ne kadar güveniyor?

Pelin: Kafamda bu tarz bir iş yoktu.Reklam çekerken de yoktu.Bu dizinin başlamasıyla çok iyi şeylerin olacağına inanmaya başladım. Ama seçici olmak lazım.Ben seçici olursam bana köstek olmayacak insanlar olursa, içimde çok güzel şeyler var.

*Dizideki Aslı ÖSS ile savaş halinde... Eğitim sistemi sence düzgün mü , yoksa yapılması gerekenler var mı?

Pelin yaşlarda ben ilk dershaneye gittiğimde deneme sınavına girmiştim ve eve ağlayarak dönmüştüm.'Annem buraya para yatırıyor ve ben yapamayacağım' demiştim.O kadar korkunç ki üç saatte seni kısıtlıyorlar.Yaptın yaptın,yapamadın gittin.Emeklerin tamamen boşa gitti.Yılmamak lazım. Gidişat iyi değil.Bu sürecin okul düzenine yayılması lazım. 3 saatte kalmamalı.Bu bir gencin hayalleriyle oynamak demek.Biz bu düzene ayak uydurup bir şekilde pes etmeden devam etmeliyiz yoksa olan yine bizlere olacak.

*Oyunculuk konusunda ne planlıyorsun?

Pelin:Ben plansız programsız hareket ediyorum, ama bir sinema filmi teklifi geldi bile.TAbii ki oynamak istiyorum.Bundan sonra bir dizide de sinema filminde de ..Şu an değerlendirme aşamasındayım.Çok gencim çok farklı işler gelebilir, seçici olmak dikkatli olmak lazım.Acele etmeden her işi değerlendirerek devam etmem lazım. Bu dizi benim için çok önemli ama gelen teklifleri değerlendiriyorum.

*Bu bir yaz dizisi oldu...

Pelin: Aslında yaz dizisi değil.Bu yaz başında başladı ama 2008 e kadar devam etsin istiyoruz.Biz çok umutluyuz.

*Televizyonda izlediğin diziler hangileri?

Pelin:'İkinci Baharı çok severdim.Favorimdi.'Binbir Gece' , ' Avrupa Yakası' , 'Yaprak Dökümü' nü de izliyorum.Çok farklılar.Sitcom'u da çok seviyorum, ' yaprak Dökümü' gibi dizileride.

*Oyuncu olarak kimi ya da kimleri örnek alıyorsun?

Pelin:Bu işlerde gözüm olmadığı için kafamda oluşmadı.Meltem Cumbul ,Zuhal Olcay ve Haluk Bilginer'i çok beğenirimBirçok isim var böyle.

*Bir genç kız olarak bu yaldızlı dünyaya girmek üzeresin.Bu seni ürkütüyor mu ?

Pelin:Aslında çok ürkütmüyor.Kendime ve kişiliğime çok güveniyorum.Hırslı değilim yükseklerde gözüm yok.Gittiği yere kadar iyi bir şekilde ilerletmek istiyorum.
Birileri tanıyacak sadece ama onun dozunu ayarlayabileceğimi düşünüyorum.Peşimden koşturtmayı sevmem.O durumlar bana göre değil.Kişiliğimden ödün vermeden insanları kırmadan ilişkilerimi devam ettirecetğim.

*Dizide Deniz rolündeki İbrahim Kendirci'ye sırılsıklam aşıksın.Peki gerçek hayatta aşkla aran nasıldır?

Pelin:Ben severim sevgimi de belli ederim.Bir yıldır sevgilim var ve onu çok seviyorum.Sevdiğimi belli de ediyorum.Benim de lisede platonik aşklarım oldu.Karşı taraf hiç bilmedi bile.Ama büyüdükçe ilişkiler oturuyor.

*Bu durum onu rahatsız ediyor mu?

Pelin:Çok güzel bir ilişkimiz var bunun için bozulmasından korkuyor olabilir.Belki kendi içinde birtakım düşünce ve sıkıntıları olabilir ama bana çok destek oluyor.En başta o bana cesaret verdi.Onu desteği olmasa ben bu işe giremezdim.İzmir'de çekiyoruz diziyi.Birbirimizi 1 ay göremiyoruz bazen.Ama o geliyor,ben gidiyorum.
Bugün katıldığım bir programa cıkmadan önce bana 'İyi şanslar seninle gurur duyuyorum' diye mesaj cekti. Çok sevdiğiniz bir erkeğin desteğini hissetmeniz çok önemli.

*Mesleği ne?

Pelin: Reklamcı.Reklam ajansı var.

*Hayallerinizde evlilik var mı?

Pelin: Var tabiki.O benden dört yaş büyük.Düzenimizi oturttuktan sonra istiyoruz...

 

 

www.diziler.com'dan alıntıdır...

18/3/2008 · Kategori: Bilgiler

Arkadaşlar bu yazıyı rozellagirl arkadaşımızdan gördüm ve tüm sitelerde bu yazıyı görmek isterim.

 

Yıl
2060

kızım 18,

ben 47 yaşındayım...

'Baba bizim bayrağımızda sizin zamanınızda
Ay-yıldız varmış neden

şimdi
haç işareti ve anlamını bilmediğim renkler var?

2 arkadaş okulda tavan arasında eski
bir atlas bulmuştuk, o atlasta


gördük daha önce Edirne'den Kars'a kadar Türkiye
toprağı imiş, şimdi neden


o
haritanın 1/5'ine Türkiye diyoruz?



Eskiden her mahallede 1–2 cami varken,
şimdi neden her ilde bir cami

var, dedem bahsetmişti daha önce ezan denen bir şey
varmış, günde 5 defa

camilerden okunurmuş şimdi bu çan sesleri ne baba?



Filistinlilerin zamanında topraklarını
parça parça satarak İsrail'in

kurulmasına sebep olduklarını hiç mi bir yerde
okumadınız da, topraklarımızı

sattırıp
şimdi bu ufacık alana bizi hapsettiniz? Siz atalarınızdan böyle mi
aldınız bu toprakları?

emaneti böyle mi korudunuz? Günden güne topraklarımız satılırken

siz
uyuyor muydunuz baba?



Baba küçükken herkesin beni Ayşegül diye çağırdığını hatırlar gibiyim

şimdi neden bana Angel diyorlar, beni kulağıma
Angel ismini ezanla sen mi

söyledin?



Bizim evin önünden tanklarla geçen Amerikan askerleri kim baba? Her
gün bize hakaret ederek ve sizi her gördükleri ye! rde coplayarak
demokrasi! mi getirdiler
baba? Bize okulda demokrasinin tanımını daha farklı öğretiler sanki





Elime geçen gün bir kitap geçti baba, senin gençliğinden kalan. Biz
Ankara'ya taşınmazdan önce memleketimizin ismi Gaziantep'miş ve 6317
şehit vererek 'Gazi' lik ünvanını kazanmış. Neden şimdi oraya kürdistan
diyorlar baba. Baba hani sizlere kürtlerle
Türkler kardeştir demişler, peki kardeşlerim neden bizi öldürüp
ülkemizde ayrı
devlet kurdular.



Baba o kitapta Atatürk diye birinden de bahsetmişti. O her kimse
1933'te Bursa'da bir nutuk vermiş, ben şimdi bile ne kastettiğini
anlayabiliyorken, sizin gençliğiniz
bu kadar mı cahildi de o uyarıları dikkate almadınız?



Şimdiki kürdistan toprağında yer alan Süleymaniye'de askerimizin başına
çuval
geçirmişler ve sen o dönemde gençtin, hiç mi kanın donmadı baba? Neden
hesap
sormadınız? Bunları görmezden gelen yöneticilerinize?




O az önce bahsettiğim Atatürk size bir hitabe yazmış ve sizi hain
yöneticilere ve uşaklara karşı uyarmış ve hitabenin sonunda da 'Muhtaç
olduğun kudret damarlarındaki
asil kanda mevcuttur' demiş. Baba kanınız o kadar bozuk mu ki ülkemizi
bu hale getirenlerin yakasına yapışmadınız?



Baba Türkiyeli ne demek? Biz Türk çocuğu değil miyiz? Soyumuz belli
değil mi bizim?

O kitapta okumuştum 'Ne mutlu Türküm diyene' yazıyordu. Peki, baba ben neden
mutlu değilim? Türküm demek suçsa ve kötü bir şeyse siz eskiden neden
söylerdiniz?



Baba biz Kurtuluş Savaşı denen bir şey yaşamışız. Kitaba göre
dünyanın gördüğü en
şanlı savaşmış ve o savaşta 4 milyon şehit vermişiz. Madem bu vatandan
bu kadar kolay
vazgeçecektiniz de neden o kadar şehit verdiniz?




Hiç mi kitap okumadınız? Hiç mi sizi uyaran olmadı, hiç mi
göremediniz ülkemizin peşkeş
çekildiğini? eğer farkında olduysanız ve duygusuzca evinizde
oturduysanız sizin

o hainlerden ne farkınız kaldı? Allah'ın huzuruna hangi yüzle
çıkacaksınız baba. 'Vatan
sevgisi imandandır' diye bir hadis varken hadi diyelim ki
Türklüğünüzden vazgeçtiniz
bari İslam'ın emrine uysaydınız.



Senin eski cd'lerden dinledim baba, bizim de bir İstiklal Marşı'mız
varmış. O marşı yanlızca
körü körüne mi ezberlediniz? Atalarımız sizi her fırsatta uyarmış,
demiş ki 'Ey Türk titre ve kendine dön'. Baba ne zaman
titreyeceksiniz? Ankara'yı da kaybettikten sonra mı? Bundan

13 yıl önce titremediyseniz eğer artık hiç bir şey titretemez sizi.




Baba sen son bağımsız olan Türkiye Cumhuriyetini gördün.'Ya devlet
başa, ya kuzgun
leşe' diyebilecek bir Hasan Tahsin, bir Şehit Şahin, bir Sütçü İmam yok
muydu aranızda?
Yazıklar olsun baba sizin gençliğinize!




Bu günleri göreceğime hiç doğmasaydım baba. Türklüğünüzden
utanmadınız hiç olmazsa

insanlığınızdan utansaydınız baba. Bu vatan göz göre göre altınızdan
kayarken
hiç
olmazsa ŞEREFİNİZLE ÖLEMEDİNİZ Mİ?

HER GÜNÜM CENAZE HER GÜNÜM ŞEHiT

BUNLARIN SEBEBİ BİR İT OĞLU İT

UYAN TÜRK EVLADI UYUMA UYAN

OTUZ KUPONA ALINMADI BU VATAN

Arkadaşlar Lütfen Herkes Bu yazıyı Bloguna Eklesin!!!

Bu Yazıyı Bütün Her Yerde Görmek İstiyoruz!

........................

10/3/2008 · Kategori: Roportajlar

Kendinden biraz bahseder misin?

Büyük bir tiyatro tutkunuyum.İlkokuldan beri drama dersleri alıyorum.İlkokul üçüncü sınıftan beri oyunculuk hep hedefimdi.Lisede drama derslerini ağırlaştırdım.Okulda tiyatro kulübünde tiyatro başkanlığı yaptım.İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarını kendime hedef koydum.Oyunculuk adına iyi bir adım atmak için konservatuar eğitiminin şart olduğunu düşünüyordum.Lise son sınıfta sınava girdim ve ilk girdiğim yıl kazandım.Çok zorluydu.Okulum devam ederken Osman Sınav'la tanıştım.''Pars Kiraz Operasyonu''nda oynadım.Ardından reklam filmleri geldi.Oyunculuk deneyimime sinema ile başlamak benim için büyük bir şans oldu.

''Kavak Yelleri'' projesi geldiğinde kabul etmene neden olan şeyler nelerdi?

Bundan önce başka diziler için de teklif gelmişti.Ama ''Kavak Yelleri''nin ön çalışması o kadar ince elendi ve sık dokundu ki; ''Sağlam bir şey geliyor.''dedim.Öncelikle başarıya endesklenmek lazım.''Ben bunu yapacağım''dedim ve yaptım! Dizinin tutacağını da biliyordum.Çünkü başından beri kaliteli bir iş olacağı belliydi.

Deniz ve İbrahim'in ortak noktaları var mı?

Evet var.Her oyuncu oynadığı rol bir katil rolü bile olsa içindeki katili ortaya çıkarıyordur.Her oyuncunun yarattığı karakterle ortak noktası mutlaka vardır.Ki olmak zorundadır! Ben de İbrahim Kendirci'deki Deniz'i ortaya çıkarıyorum.

Mesela Deniz gibi özel hayatında sevgilini ailene karşı savunur musun?

Hayatta hiç böyle bir şey başıma gelmedi.Gelseydi ne yapardım bilmiyorum.Ben aileme çok düşkünüm.Kolay kolay dışarı çıkmam.Hep annemlerin yanındayımdır.Aileye düşkünlüğüm olduğu için özel hayatta annemi tercih ederdim diye düşünüyorum.

Sinema,reklam filmleri,dizi oyunculuğu derken bir çok farklı projede yer aldın.Senin için hangisi daha ön planda?

Tiyatro ilk göz ağrısı.Bambaşka bir şey.Tabii sinema da öyle...

Oyunculuk için yaptığın veya yapabileceğin en büyük fedakarlık nedir?

Ben üçüncü sınıf öğrencisiyim ve bu yıl devamsızlıktan sınıfta kaldım.Herhalde daha büyük bir fedakarllık yapamazdım.

''Kavak Yelleri'' sana ne kazandırdı?

Tecrübe...Hayata ve iş hayatına dair bir çok tecrübe kazandım.

Çekimlerden kendine vakit ayırabiliyor musun?Özel hayatın nasıl gidiyor?

Özel hayatım özel gitmiyor! Özel hayatımda genellikle yalnızım.Yalnız kalmayı çok seviyorum.Ev kuşuyumdur.Odam,kitaplarım ve DVD'lerim bütün dünyamdır.

« Önceki ::

" LOOP=19>